Nebris yani kutsal keçi postu, Bakkha ritüellerinde önemli bir yere sahiptir. Zaten bir keçiyi ancak on kişi yiyebilirken, pars yalnızca Anadolu’da bulunuyordu. Nebris’i giyen Bakkhalar, dansı idare eden kişilerdi; yani şeyhlerdi. Diasparagmos esnasında, sırtında nebriş bulunan idareci bir şeyler okur ve diğer Bakkhalar onun söylediklerini tekrar ederdi. Bu uygulama, Antik Yunan dilinde “ololyge” (herkes söyler) olarak adlandırılır. Hıristiyanlıktaki “Alleluia” da buradan gelmektedir Personal Istanbul Tours.
Thyrsos ve Dionysos’un Simgeleri
Bakkhaların ellerindeki thyrsos, üzerinde sarmaşık sarılı ve tepesinde bir çam kozalağı bulunan değnek, ritüelin ayrılmaz bir parçasıdır. Her Bakkha, erkek veya dişi fark etmez, bu değneği taşır. Orta Anadolu’da Dionysos’un bir adı “Melanoaigis”, yani “kara keçi”dir. Zeus’un Aigis’i de keçi derisinden yapılmıştır; bebekken Girit mağarasında emziren keçinin derisinden oluşan bu kalkan, üstün güçlere sahiptir: orduları püskürtür ve düşmanlarını taşa çevirebilir. Dionysos kültünde Aigis, tragos (teke) ile bağlantılıdır ve buradan tragedya kelimesi türemiştir.
Nebris ve Anadolu Tarikatları
Kara keçi Anadolu’da da bulunur. Bu nedenle, Bakkhos ritüelinde kutsal sayılan nebris, sonradan Anadolu tarikatlarında da kutsal kabul edilmiştir. Buradan türeyen “postnişin” geleneği, kutsal postun tarikat ritüellerindeki yansımasıdır. Hatırlıyorum; dergah nakibi bana şöyle demişti:
“Mesela sen şeyhin kürkünü giyebilir misin? Elbette hayır, çünkü giyersen sırtım yakar “Nebris” ve “Postnişin”.”
Bu söz, postun manevi ve ritüel önemini göstermektedir.
Rus Hikayesi ve Kutsal Post
Bu ritüel geleneğini hatırlatırken aklıma bir Rus hikayesi geldi. İvan, bir ayı postu edinmek için ava çıkar. Ayı ile karşılaşır; ayının karnı açtır ve İvan ile ayı aralarında bir anlaşma yapar. Sonunda İvan ayının postu ile postlanmış olarak ayının karnından çıkar, ayı da karnını doyurmuş olur. İlginç bir detay, İngilizce’deki “inn” (han, otel) ile Türkçe’deki “in” kelimesinin aynı kökten gelmesidir. Bu hikaye, kutsal postun sadece ritüel değil, aynı zamanda yaşam ve doğayla iç içe bir pratik olduğunu gösterir.
Nebris ve postnişin, sadece kutsal giysi değil, manevi güç ve ritüel anlam taşıyan simgelerdir. Dionysos kültü, Hristiyanlık ve Anadolu tarikatlarında bu simgeler, hem fiziksel hem de manevi bir enerji aktarımı sağlar. Postun kutsallığı, hem dionisyak ritüellerde hem de Anadolu mistisizminde yaşayan bir gelenektir ve bu geleneğin izleri günümüze kadar ulaşmıştır.






