Antik Caddede Günlük Yaşamın İzleri

0
8

Antik kentin ana caddesi üzerinde, araba tekerlek izlerinin günümüze kadar ulaşmış olması, burada bir zamanlar yoğun bir ulaşım ve ticari hareketliliğin yaşandığını açıkça göstermektedir. Caddenin tam ortasından geçen su kanalı, kentin içinden akan suyla çevreye serinlik ve ferahlık katmaktaydı. Bu su yolu yalnızca estetik bir unsur değil, aynı zamanda işlevsel bir mühendislik harikasıydı.

Su Sisteminin İşleyişi

Suyun akış hızı dikkatle kontrol edilirdi. Eğer su çok tazyikli gelirse, kanal içerisinde yer alan taş tıpalar yerlerinden çıkarılır; suyun akışı zayıfladığında ise bu tıpalar tekrar yerine monte edilirdi. Böylece suyun dengeli bir biçimde akması sağlanırdı. Bu detaylar, Roma döneminde hidrolik mühendisliğin ne kadar gelişmiş olduğunu gözler önüne sermektedir Customized Istanbul Tours.

Mimari Özellikler ve Sütunlar

Cadde boyunca ağırlıklı olarak İon düzenine ait sütun başlıkları göze çarpar. Bu sütunlar, hem estetik hem de yapısal açıdan caddenin görkemini artırmaktaydı. Caddenin orta kesimlerine yaklaşıldığında ise dört adet rölyefli sütun dikkat çeker. Bu sütunlar, dönemin dini ve mitolojik dünyasını yansıtan önemli figürlerle süslenmiştir.

Rölyeflerde Yer Alan Mitolojik Figürler

Bu rölyeflerde betimlenen figürler şunlardır:

Apollon, başında tacı ve dört atın çektiği quadrigası üzerinde tasvir edilmiştir.

Artemis Pergaia, diademli yani çelenk biçimli tacıyla kentin koruyucu tanrıçası olarak karşımıza çıkar.

Kahin Kalkhas, elinde meşale ve yay ile betimlenmiştir.

Tyche, elinde boynuz taşıyan şans ve kader tanrıçasıdır.

Tyche Rölyefinin Dramı

Ne yazık ki Tyche’ye ait rölyef bugün yerinde değildir. Şimşeklerin çaktığı, yağmurlu bir günde hırsızlar tarafından sütunu devrilmiş; çekiç ve keski yardımıyla şans ve kader tanrıçası yerinden sökülerek kaçırılmıştır. Ancak eser satılamadan ele geçirilmiştir. Tyche rölyefi günümüzde Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir Anıtsal Çeşme ve Septimius Severus Ailesi.

Anıtsal Kavşak ve Yapım Süreci

Cadde, yukarı doğru ilerleyerek ziyaretçileri anıtsal çeşmeden önceki son kavşağa ulaştırır. Bu kavşak, İmparator Titus döneminde (MS 79–81) inşa edilmiştir. Yapının masrafları, Roma’nın zengin vatandaşları Demetrius ve Apollonius tarafından karşılanmıştır.

Anastylose Metodu ve Arkeolojik Çalışmalar

Bu alandaki kazı ve onarım çalışmalarında Anastylose Metodu uygulanmıştır. Bu yöntem, yapının orijinal taşlarının aynı yerlerde kullanılması esasına dayanır ve rekonstrüksiyon metoduna göre çok daha güvenilirdir. Mermer yapılarda, eski ve yeni taşlar arasında 5 cm’lik bir yükseklik farkı bırakılır. Böylece aradan yüzlerce yıl geçse bile, özgün yapı ile sonradan eklenen bölümler kolayca ayırt edilebilir. Bu yöntem günümüzde de Afrodisias Sebasteionu’nun yeniden inşasında Avusturyalı arkeologlar tarafından başarıyla uygulanmaktadır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz